İkitelli Havalandırma Firmaları

ikitellihav.firmalari

 

Havalandırma, insanların hayata gözlerini açtıkları andan itibaren başladığı için, insanlığın var oluşu ile havalandırma ihtiyacıda başlamıştır denilebilir.Mağara devrinde bile, insanların ara ara mağaralarını havalandırma ihtiyacı duymuş oldukları kesindir.

İklimlendirmeyi normal havalandırmadan biraz farklı olarak düşünmek gerekir.Şöyle ki; iklimlendirme; şüphesiz insanların mahal hava şartlarını sun’i olarak kendi istek ve arzularına göre değiştirmeyi başladıkları gün başlamıştır.Ateşin bulunuşu, belki de iklimlendirmenin başlangıcı sayılabilir.Çünkü; ateşin bulunması ile insanlar, soğuktan korunabilmek için, mağara ağızlarında ateş yakarak ısınmışlardır.

Zamanla bugünkü şömine gib tabir edilen ocakalar yapıların içine alınarak, konveksiyon ve radyasyonla ısınma sağlanmış, daha sonra bir adım daha ilerleyerek sobalar üretilmeye başlanılmıştır.Ancak bütün bunlar sadece mahalin havasını ısıtmışlar, kuruyan havayı nemlendirememişlerdir.

Nihayet 19. asrın başlarında dış havanın hava filtrelerinden geçilerek ısıtılması, nemlendirilmesi ve cebri yollarla içeriye verilmesi denenmeye başlanmıştır.O zamanlarda basit temizleme işlemlerinde filtre olarak kumaş parçaları ve daha sıkı temizleme işlemlerinde de kömür tozu tabakaları kullanılmıştır.

1890’lı yıllarda içeriye verilen havanın nemini arttırmak için, hava kanallarına kızgın su dolu büyük kaplar konulmuş, az sonraları da su hava içine püskürtülmüş ve böylece İklimlendirme Tekniği başlamıştır.

1920’li yıllardan sonra havalandırma ve iklimlendirme sistemlerinde hızlı bir gelişme olarak konfor için; tiyatro,büro,toplantı salonları, gibi yerlerle birlikte endüstride de ; tütün,deri,tekstil, ve kağıt sanayii gibi alanlarda kullanılmaya başlanılmıştır.

1930’lu yıllardan sonra iklimlendirme santralleri küçülerek, sandık biçimini almış ve bu sandıklar kısımlara ayrılıp; ısıtıcı,soğutucu,nemlendirici,filtreler ve fanlar yerleştirilerek, tam tekamül iklimlendirme santralleri ortaya çıkmıştır.

Dünya enerji krizinin baş gösterdiği 1970’li yıllardan sonra da egzostdan dışarıya atılan enerjiden tekrar  faydalanabilmek için de yan geçit (by-pass) kanalları kullanılarak, belli oranlarda atık enerjilerden de faydanılmaya başlanılmıştır.

Pin It